UroLift, iyi huylu prostat büyümesine bağlı idrar yolu tıkanıklıklarını kesi veya ısı kullanmadan, özel implantlarla prostat loblarını iki yana asarak açan minimal invaziv bir tedavi yöntemidir.

Bu yenilikçi prostat askı sistemi, idrar akışını anında rahatlatarak hastaların yaşam kalitesini hızla artırır. Klinik başarı oranları son derece yüksektir; semptomlarda belirgin gerileme ve idrar tazyikinde tatminkar iyileşme sağlanır.

Müdahalenin temel farkı, geleneksel operasyonların aksine anatomik bütünlüğün titizlikle gözetilmesidir. Organ dokusunda tahribat yaratılmadığı için üreme ve boşaltım sisteminin doğal fizyolojik yapısı korunarak kalıcı fonksiyonel kayıplar engellenir.

Günübirlik uygulanan bu ileri teknoloji, prostat şikayetlerine hızlı, etkili ve koruyucu çözüm arayan erkekler için modern ürolojinin sunduğu en güncel medikal yenilikler arasında ilk sıralarda yer almaktadır.

Prof. Dr. Berkan Reşorlu
Üroloji Uzmanı

1979 Ankara doğumlu Prof. Dr. Berkan Reşorlu, tıp eğitimini 1997-2003 yılları arasında Ankara Üniversitesi’nde, üroloji uzmanlığını ise 2003-2008 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlamıştır. Akademik olarak 2013 yılında doçent, 2022 yılında profesör ünvanı almıştır.

Endoskopik taş cerrahisi alanında geniş serili çalışmalara imza atmış, 1 yaş altı çocuklarda uygulanan cerrahileri literatüre kazandırmış, taş skorlama sistemi ve deneysel cerrahi modelleriyle uluslararası alanda kabul görmüştür.

WhatsApp ile İletişime Geç

İyi Huylu Prostat Büyümesi Nedir ve UroLift Tedavisi Neden Gündeme Gelmiştir?

Prostatın idrar kanalına yaptığı bu mekanik baskı, zaman içinde alt üriner sistem semptomları olarak bilinen rahatsız edici bir tabloyu ortaya çıkarır. Başlangıçta sadece hafif bir idrar yavaşlaması olarak fark edilen durum ilerleyen aylarda veya yıllarda çok daha can sıkıcı bir hal alabilir. Gündüzleri sürekli tuvalet arama zorunluluğu kişinin sosyal hayatını, seyahat özgürlüğünü ve iş yaşantısını kısıtlar. Geceleri ise durum uyku kalitesini doğrudan etkiler. Deliksiz bir uyku uyuyamamak, ertesi gün kronik bir yorgunluğa, odaklanma problemlerine ve genel yaşam enerjisinin düşmesine neden olur. Geleneksel tedavi yaklaşımları uzun yıllar boyunca bu tıkanıklığı açmak için dokunun kesilmesini, elektrikle buharlaştırılmasını veya lazerle yakılmasını temel almıştır. Ancak bu yöntemlerin uzun iyileşme süreleri gerektirmesi ve bazı yan etkileri barındırması, tıp dünyasını daha nazik ve koruyucu tedavi arayışlarına yöneltmiştir.

Bu sürecin en belirgin habercileri şunlardır:

  • İdrar tazyikinde azalma
  • Gece sık idrara kalkma
  • Kesik kesik idrar yapma
  • Mesaneyi tam boşaltamama
  • Aniden bastıran sıkışma

UroLift Prostat Askı Sistemi Nedir ve Nasıl Çalışır?

Prostatik üretral askı sistemi, idrar kanalındaki daralmayı herhangi bir dokuyu kesmeden, yakmadan veya vücuttan uzaklaştırmadan çözmeyi hedefleyen yenilikçi bir yaklaşımdır. Sistemin çalışma prensibini gözümüzde canlandırmak için oldukça bilindik bir örnekten faydalanabiliriz. Ortadan ikiye ayrılan kalın bir perdenin bir pencerenin önünü kapattığını ve dışarıyı görmeyi engellediğini düşünün. Bu perdeleri iki yana doğru çekip özel kordonlarla duvara sabitlediğinizde ortadaki manzara anında açılır. İşte bu sistemin mantığı da böyledir. Prostatın idrar kanalına doğru büyüyen sağ ve sol lobları, özel bir mekanizma yardımıyla iki yana doğru itilir ve küçük implantlar aracılığıyla prostatın dış yüzeyine asılır. Böylece ortadaki idrar yolu genişler ve idrarın rahatça akabileceği bir boşluk yaratılır.

Bu sabitleme işlemini yapan implantlar, insan vücuduyla yüksek uyum gösteren özel materyallerden üretilir. Prostatın dış yüzeyine tutunan parça, şekil hafızalı nikel-titanyum alaşımı olan nitinol maddesinden yapılır. İdrar kanalının iç kısmında kalarak dokuyu tutan parça ise paslanmaz çeliktir. Bu iki ufak metal parça, kopma direnci oldukça yüksek polietilen bir dikiş ipi ile birbirine bağlıdır. Kapalı kamera yöntemiyle içeri girildiğinde dokunun kalınlığına göre bu iplerin gerginliği ayarlanır ve sistem kilitlenir. Ortada ısı, enerji veya kesme işlemi olmadığı için prostatın genel anatomik yapısı büyük ölçüde korunmuş olur.

UroLift Tedavisi Hangi Özelliklere Sahip Hastalar İçin Uygun Bir Seçenektir?

Tıbbi müdahalelerde en yüksek başarıyı elde etmenin temel kuralı, doğru yöntemi doğru hasta profiliyle buluşturmaktır. Askı sistemi de her prostat büyümesi için evrensel bir çözüm değildir; aksine belirli özellikleri taşıyan hastalar için çok daha uygun ve güvenli bir liman niteliğindedir. İlk aşamada ilaç tedavisi denenmiş ancak beklenen rahatlama sağlanamamış veya kullanılan ilaçlar tansiyon düşüklüğü, halsizlik gibi tahammül edilemeyen yan etkilere yol açmışsa bu yöntem güçlü bir alternatif haline gelir. Aynı zamanda anatomik olarak çok aşırı büyümemiş prostatlarda bu mekanik açılma işlemi çok daha verimli sonuçlar verir. Hastanın genel sağlık durumu beklentileri ve yaşam tarzı bu noktada belirleyicidir. Özellikle ileri yaşta olan kalbinde stent bulunan, kan sulandırıcı kullanan ve anestezi alması yüksek riskli kabul edilen bireylerde doku kesilmemesi ve kanama riskinin son derece düşük olması bu yöntemi cazip kılar.

Tedavi için öne çıkan hasta profilleri aşağıdaki gibidir:

  • Orta şiddette semptomları olanlar
  • İlaç tedavisinden fayda görmeyenler
  • İlaç yan etkilerini tolere edemeyenler
  • Cinsel fonksiyonlarını önemseyenler
  • Anestezi riski taşıyanlar

Hangi Durumlarda UroLift Yönteminden Uzak Durmak Gerekir?

Yöntemin başarısını artırmak için sınırlarının da çok iyi bilinmesi şarttır. Prostat hacminin çok büyük olduğu vakalarda, yerleştirilen implantların dokuyu kenara çekip orada tutma kapasitesi yetersiz kalabilir. Devasa bir doku kitlesi, bir süre sonra askıların çekme gücüne direnerek kanalı tekrar daraltma eğilimi gösterebilir. Ayrıca prostatın sadece yanlardan değil orta kısmından mesanenin içine doğru belirgin bir yumru şeklinde büyüdüğü ve tıbbi adıyla orta lob hipertrofisi denilen anatomik durumlar geleneksel askı sistemi için engel teşkil edebilir. Gelişmiş bazı aparatlarla orta loblara müdahale edilebilse de mesane içine aşırı taşmış dokularda dokuyu çıkaran diğer cerrahi yöntemler genellikle daha tatminkar sonuçlar sunar.

Bu yöntemin uygun olmadığı durumlar şunlardır:

  • Aşırı büyük prostatlar
  • Aktif idrar yolu enfeksiyonları
  • Prostat kanseri şüphesi
  • Sinirsel mesane hastalıkları
  • Belirgin orta lob büyümesi
Tedaviler hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için hemen bizimle iletişime geç!

UroLift Ameliyatı Öncesinde Hangi Hazırlıklar ve Testler Yapılmaktadır?

Planlanan işlemin beklenen rahatlamayı sağlayıp sağlamayacağını öngörebilmek için titiz bir hazırlık aşaması yürütülür. Şikayetlerin kişisel yaşamı ne ölçüde kısıtladığını matematiksel olarak değerlendirmek amacıyla uluslararası geçerliliğe sahip detaylı anketler doldurulur. Ardından hastanın normal şartlarda idrarını nasıl yaptığını gözlemlemek için özel cihazlarla idrar akım hızı ve tazyiki ölçülür. Tıkanıklığın anatomik haritasını çıkarmak, dokunun hacmini netleştirmek ve böbreklerin durumunu kontrol etmek amacıyla ultrasonografik değerlendirmeler yapılır. İşlemin uygulanabilirliğini kesin olarak doğrulamak için çoğu zaman ofis şartlarında, lokal uyuşturucu jel yardımıyla ince bir kamera ile idrar kanalına girilerek darlığın şekli ve orta lobun mesane içine ne kadar taştığı çıplak gözle incelenir. Bu inceleme sonrasında kaç adet implantın nereye yerleştirileceğinin stratejisi kurulur.

Genellikle uygulanan değerlendirme adımları şunlardır:

  • Detaylı fizik muayene
  • Semptom şiddeti anketleri
  • İdrar akım hızı testi
  • Ultrasonografik ölçümler
  • İdrar yolu kamerası

UroLift İşlemi Sırasında Hangi Anestezi Yöntemleri Kullanılır?

Klasik prostat cerrahilerinde hastanın ağrı hissetmemesi ve işlem sırasında hareketsiz kalması için ya tamamen uyutulduğu genel anestezi ya da belden aşağısının uyuşturulduğu spinal anestezi tercih edilir. Ancak ileri yaştaki bireylerde genel anestezinin kalp, akciğerler ve hatta zihinsel fonksiyonlar üzerinde geçici de olsa zorlayıcı etkileri olabilmektedir. Askı sisteminin sunduğu en önemli konfor alanlarından biri anestezi esnekliğidir. Büyük bir doku tahribatı yapılmayacağı için oldukça hafif yöntemler yeterli olabilmektedir. İdrar kanalına uygulanan lokal uyuşturucu bir jel ve prostatın çevresine yapılan bölgesel bir uyuşturma iğnesi ile işlem ağrısız bir şekilde yürütülebilir. Hastanın işlem sırasındaki stresini ve kaygısını ortadan kaldırmak için bu uyuşturma işlemine damar yolundan verilen hafif bir sakinleştirici de eklenebilir. Böylece hasta işlem boyunca kendi başına nefes almaya devam eder, olup biteni hissetmez ancak ağır uyuşturucu ilaçların vücut üzerindeki yükünden de korunmuş olur.

UroLift Ameliyatı Süreci Adım Adım Nasıl İşler?

İşlem hazırlıkları tamamlandıktan sonra oldukça sistemli ve hızlı bir operasyon süreci başlar. Kullanılan aletler son derece incedir. Yaklaşık üç milimetre kalınlığında, ucunda yüksek çözünürlüklü minyatür bir kamera bulunan özel bir taşıyıcı cihaz ile idrar kanalından prostat bölgesine ulaşılır. Kamera sayesinde tıkanıklığın en yoğun olduğu bölgeler ekran üzerinde detaylı olarak tespit edilir. Ardından, içinden ince bir iğnenin geçtiği iletici sistem, büyümüş olan doku kitlesine belirli bir açıyla bastırılır. Bu bastırma hareketi dokuyu kenara doğru iter ve tıkalı kanalı açar. Cihazın tetiğine basıldığında, içerideki iğne saniyenin onda biri gibi bir sürede prostat dokusunu geçer ve nitinol çapayı prostatın dış yüzeyine bırakıp geri döner. Kapsülün dışına tutunan çapa, ipin gerdirilmesiyle dokuyu sabitler. İdrar kanalının iç tarafında kalan paslanmaz çelik klips kilitlenir ve artan ip kesilir. Bu basamak, tıkanıklığı yeterince açana kadar prostatın karşılıklı duvarlarına tekrarlanır. Boyuta ve doku yapısına bağlı olarak genellikle dörder veya altışar adet sabitleyici kullanılarak arzu edilen koridor yaratılır ve işlem çoğunlukla kırk beş dakika gibi kısa bir sürede tamamlanır.

UroLift Sonrası İyileşme Sürecinde Hastaları Neler Beklemektedir?

Dokuyu kesip çıkaran geleneksel ameliyatlardan sonra vücudun o bölgeyi onarması, kanayan damarları iyileştirmesi ve ödemi atması oldukça uzun bir zaman alır. Herhangi bir termal hasar veya kesi oluşturulmadığı için bu mekanik askılamada vücudun iyileşme enerjisini harcayacağı devasa bir yara bölgesi yoktur. Vücut sadece idrar yoluna bırakılan bu minik aparatlara uyum sağlamaya çalışır. Bu sayede ameliyat sonrası hastanede günlerce yatma zorunluluğu ortadan kalkar. Hastalar operasyon sonrasında dinlenme odasında birkaç saat gözetim altında tutulduktan sonra çoğu zaman yürüyerek evlerine gidebilirler. İlk birkaç gün bol sıvı tüketerek idrar yollarının doğal akışıyla temizlenmesi teşvik edilir. Günlük yaşama dönüş açısından süreç oldukça konforludur.

Erken iyileşme döneminde beklenen durumlar şunlardır:

  • Aynı gün eve dönüş
  • Günlük aktivitelere hızlı geçiş
  • Ofis işlerine erken başlama
  • Hafif yürüyüş yapabilme
  • Bol sıvı tüketimi

UroLift Sonrasında Sonda Kullanımı Zorunlu Mudur?

Prostat ameliyatı söz konusu olduğunda birçok kişinin zihninde beliren en korkutucu imgelerden biri günlerce vücutta kalmak zorunda olan idrar sondasıdır. Dokunun kesildiği ameliyatlarda, içeride oluşabilecek kan pıhtılarının kanalı tıkamasını önlemek ve yeni oluşan yara yüzeyinin idrarla temas etmeden dinlenmesini sağlamak için sondayla mesanenin sürekli yıkanması bir zorunluluktur. Ancak bu yöntemde büyük bir kanama alanı oluşmadığından bu gereklilik genellikle ortadan kalkar. Vakaların ezici bir çoğunluğunda işleme bağlı akut bir doku şişmesi yaşanmaz. Dolayısıyla işlemin hemen ardından kişi genellikle kendi başına idrarını yapabilir. Sadece nadir durumlarda, hastanın yaşına veya mesane yapısına bağlı ufak bir ödem gelişirse, birkaç saatlik veya tek gecelik ince geçici bir kateter kullanılabilir; sonrasında bu da hızla çıkarılarak hasta normal rutinine döner.

UroLift Tedavisinin İdrar Akımı Üzerindeki Başarı Oranları Nelerdir?

Mekanik askılama yönteminin etkinliği geniş çaplı araştırmalarla yakından izlenmektedir. İşlem sonrasında hastaların büyük bir kısmı ilk aydan itibaren idrar yaparken hissettikleri zorluğun önemli ölçüde azaldığını ifade ederler. Şikayetlerin ciddiyetini puanlayan anketlerde belirgin bir düşüş gözlemlenir. İdrar akım hızını ölçen testlerde, cihazların sağladığı ekstra genişlik sayesinde saniyede belirli bir mililitre hacminde artış sağlanır. Şüphesiz bu artış, prostat dokusunun tamamen oyulup atıldığı yıkıcı ameliyatların yarattığı genişlik kadar devasa boyutlarda değildir. Ancak amaç böbreklere veya mesaneye zarar vermeyecek sağlıklı bir boşaltım dinamiği kurmak ve hastanın yaşam kalitesini tekrar rayına oturtmaktır. Gerçekleştirilen bu açılma genellikle yıllarca stabil kalarak kişinin kesintisiz uyumasına ve gün içinde rahatça tuvalete gitmesine imkan tanır.

Tedaviler hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için hemen bizimle iletişime geç!

UroLift Sonrasında Cinsel Fonksiyonlar ve Boşalma Düzeni Nasıl Etkilenir?

Cerrahi tedavilerdeki en büyük kaygılardan biri de cinsel hayata verilebilecek kalıcı hasarlardır. Anatomik olarak idrar torbasının boynu ve meninin idrar kanalına döküldüğü alan birbiriyle iç içedir. Doku kazıyan cerrahilerde bu alanlardaki kapakçık mekanizmaları geri döndürülemez şekilde zarar görür. Bunun sonucunda boşalma sırasında meni dışarı atılamaz ve geriye, yani mesanenin içine kaçar. Ayrıca dokuların derinine inen işlemler ereksiyondan sorumlu sinirleri de zedeleyebilir. Askı sisteminin en güçlü olduğu ve tercih edilme sebebini yaratan alan burasıdır. Sadece yan taraflardaki büyümüş doku kenara çekildiği için, mesane boynu ve seminal anatomik yapılar büyük ölçüde korunur. Yapılan bilimsel gözlemler, bu yöntemin antegrat boşalma adı verilen normal ileriye doğru boşalma fonksiyonunu koruma konusunda son derece yüksek oranlara sahip olduğunu göstermektedir. Benzer şekilde ereksiyon kalitesinde kalıcı bir bozulma veya gerileme genellikle beklenmeyen bir durumdur.

Klasik Prostat Ameliyatları ile UroLift Arasındaki Temel Farklar Nelerdir?

Tıp dünyasında kapalı ameliyat olarak bilinen rezeksiyon yöntemleri, çok güçlü bir idrar akışı sağlama konusunda başarılıdır. Bu yöntemlerde özel enerji sistemleriyle doku adeta bir tünel açarcasına oyulur. Fakat vücuttan bir parçanın koparılıp alınmasının yarattığı sarsıntı fazladır. Operasyon sonrası yatağa bağımlı kalınan gün sayısı, içerideki iyileşme dokusunun dökülmesine bağlı olarak haftalarca süren sızılar ve kanama riskleri dikkate alınması gereken hususlardır. Askı sistemi ise agresif bir müdahaleden ziyade mekanik bir düzenleme felsefesine dayanır. Vücudun temel mimarisi bozulmaz, yeniden yapılanması gereken devasa yara dokuları oluşmaz ve iyileşme fırtınalı geçmez.

Geleneksel ameliyatların beraberinde getirdiği zorluklar şunlardır:

  • Uzun hastane yatış süresi
  • Zorunlu sonda kullanımı
  • Geriye boşalma sorunu
  • Ciddi kanama riski
  • Uzun iyileşme dönemi

Su Buharı Gibi Diğer Yöntemlere Kıyasla UroLift Ne Gibi Avantajlar Sunar?

Son yıllarda minimal invaziv tedavi yelpazesine su buharı enerjisi kullanılarak dokunun eritildiği yöntemler de katılmıştır. Bu yöntemlerde de cinsellik genellikle korunur ve doku tamamen kesilmez. Ancak çalışma mekanizması çok farklıdır. Su buharı uygulandığında prostat dokusunun içine çok yüksek bir ısı verilir ve dokunun ölmesi sağlanır. Ölen bu dokuların idrarla birlikte pul pul dökülerek kanalı açması haftalar, bazen aylar alır. Bu ölü doku atılım süreci hastalar için oldukça sancılı, yanmalı ve irritatiftir. Ayrıca buharın yarattığı akut şişlik nedeniyle uzun süre idrar yapamama sorunu yaşanabilir. Mekanik askılamada ise doku ölümü beklenmez, ısı kullanılmaz. Cihaz yerleştirilip ip gerildiği o ilk saniyede sonuç elde edilir. Hastanın haftalarca beklemesine gerek kalmadan tıkanıklığın büyük kısmı anında açılmış olur.

UroLift İşleminin Olası Yan Etkileri Neler Olabilir?

Minimal bir işlem olması, operasyonun tamamen semptomsuz geçeceği anlamına gelmez. Vücut, idrar kanalına yeni yerleştirilmiş bu ufak metallere karşı bir alışma süreci yaşar. Kameranın idrar yolundan geçmesi ve iğnelerin dokuyu delmesi nedeniyle ilk birkaç gün hafif bir doku hassasiyeti yaşanması son derece doğaldır. Genellikle bol su içilmesiyle kendiliğinden geçen bu hafif sızıntılar kalıcı bir sorun teşkil etmez. Mesane boynuna veya idrar yoluna yakın duran ufak parçalar, vücut onlara uyum sağlayıp üzerini kendi zarıyla kaplayana kadar geçici reaksiyonlar yaratabilir. Hastaya reçete edilen hafif ağrı kesiciler veya mesane rahatlatıcı ilaçlar bu süreci konforlu bir şekilde atlatmaya yardımcı olur.

İşlem sonrasında yaşanabilecek geçici durumlar şunlardır:

  • İdrarda hafif kanama
  • İdrar yaparken yanma
  • Sık idrara çıkma
  • Ani sıkışma hissi
  • Hafif pelvik sızı

İlerleyen Yıllarda Tekrar UroLift veya Başka Bir Prostat Ameliyatı Gerekebilir Mi?

Bu tedavi yöntemi prostat bezini tamamen ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla insanın doğal yaşlanma süreciyle birlikte yıllar içerisinde prostatın kalan bölümleri de büyümeye devam edebilir. Uzun vadeli klinik takipler, yıllar süren bir periyodun ardından şikayetleri yeniden artan bazı hastaların ikinci bir müdahaleye ihtiyaç duyabileceğini ortaya koymaktadır. Bu noktada akla gelen ilk soru, yerleştirilen implantların gelecekte yapılacak ameliyatlara engel olup olmayacağıdır. Bu mekanik aparatlar doku içine yerleştirilirken köprüleri yakmaz. İhtiyaç duyulması halinde aynı hastaya tekrar askılama işlemi yapılabileceği gibi, doku kazıyan daha geniş kapsamlı ameliyatlara geçmek de mümkündür. İleride kullanılabilecek cerrahi aletler, yerleştirilmiş olan ipleri ve klipsleri kolaylıkla kesebilir veya çıkarabilir, böylece bir sonraki tedavi seçeneği hiçbir şekilde kısıtlanmamış olur.

UroLift İmplantlarının Uzun Vadeli Etkileri Nelerdir?

Vücutta kalıcı olarak bırakılan yabancı cisimler konusunda endişe duyulması son derece olağan bir reflekstir. Ancak bu sistemde kullanılan nitinol ve paslanmaz çelik gibi materyaller, modern tıpta onlarca yıldır kalp kapakçıklarından damar stentlerine kadar vücudun en hassas bölgelerinde güvenle uygulanan ürünlerdir. Doku ile girdikleri etkileşim biyouyumlu düzeydedir, yani vücut bunları reddedip iltihaplı tepkiler vermez. Ayrıca bu metaller gelişmiş manyetik alanlarda sorun çıkarmazlar. Hastalar ilerleyen yıllarda bel fıtığı, beyin taraması veya kalça protezi kontrolü gibi pek çok farklı sağlık sorunu için tereddüt etmeden manyetik rezonans görüntüleme cihazlarına girebilirler. Isınma, yerinden oynama veya sinyal bozma gibi durumlar beklenmez.

İmplantların genel özellikleri şunlardır:

  • Biyouyumlu yapı
  • Alerjik olmayan yüzey
  • Manyetik rezonans uyumu
  • Doğal doku kaplaması
  • Kalıcı dayanıklılık

Blog Yazıları

Rezum Tedavisi Yorumları

Rezum tedavisi yorumları, bu yenilikçi su [...]

Devamını Oku
TUR-P Prostat Ameliyatı Yorumları

TUR-P prostat ameliyatı yorumları genel anlamda [...]

Devamını Oku
HoLEP Ameliyatı Yorumları

HoLEP ameliyatı yorumları, hastaların prostat büyümesi [...]

Devamını Oku
İyi Huylu Prostat Büyümesi Ameliyatı Yorumları

İyi huylu prostat büyümesi ameliyatı yorumları, [...]

Devamını Oku
Perkütan Nefrolitotomi (PNL) Ameliyatı Yorumları

Perkütan Nefrolitotomi (PNL) ameliyatı yorumları, kapalı [...]

Devamını Oku
Lazerle Taş Kırma (RIRC) Yorumları

Lazerle böbrek taşı kırma (RIRC) tedavisi [...]

Devamını Oku
Thulium (Thulep) Lazer Yorumları

Thulium (ThuLEP) lazer yorumları genel olarak [...]

Devamını Oku
Üreteroskopi URS Yorumları

Üreteroskopi (URS) yorumları, böbrek ve idrar [...]

Devamını Oku