Üroloji; hem kadınlarda hem de erkeklerde böbrekler, üreterler, mesane, üretra ve prostat gibi boşaltım sistemi organları ile erkek üreme sistemine ait yapısal veya işlevsel tüm hastalıkların tanı ve cerrahi tedavilerini üstlenen uzmanlık dalıdır. Taş hastalıklarından idrar kaçırma problemlerine, ürolojik kanserlerden cinsel işlev bozukluklarına kadar geniş bir yelpazede hizmet sunan bu bölüm, güncel teknolojilerle desteklenen tanı ve tedavi süreçlerini yürütür. İdrar yolları ve üreme organlarıyla bağlantılı gelişen enfeksiyon, tıkanıklık veya doku bozuklukları gibi durumlarda, gerekli müdahalelerin zamanında planlanması ve sağlıklı bir yaşam kalitesinin sürdürülebilmesi için üroloji uzmanlarının desteğine başvurulması gerekmektedir.
Böbrek Hastalıklarında Hangi Bölüme Gidilir: Üroloji mi Nefroloji mi?
Böbrekle ilgili bir sağlık sorunu yaşandığında akla ilk gelen soru üroloji ile nefroloji arasındaki farkın ne olduğudur. Sorunun kaynağı böbreğin kanı süzme işlevi veya filtrelerindeki hasarlarla ilgiliyse, genellikle nefrolojiye başvurulur. Nefroloji, ilaçlar veya diyaliz gibi yöntemlerle tedavi planlar. Nefrolojinin ilgilendiği başlıca durumlar şunlardır:
- İdrarda protein kaçağı
- Kronik böbrek yetmezliği
- Böbrek kaynaklı dirençli hipertansiyon
- Sistemik böbrek hastalıkları
Sorun mekanik bir tıkanıklık veya yapısal bir bozukluk ise bu durum ürolojinin alanına girer. Böbreklerdeki veya idrar yollarındaki taşlar, kistler ya da tümörler cerrahi müdahale gerektirebilir. Kanalda sıkışan bir taş, idrar akışını engelleyerek böbrekte şişmeye yol açabilir. Ürolojide bu tıkanıklıkları açmak için kapalı ve dikişsiz modern yöntemler sıklıkla tercih edilir. Böbrek kitlelerinde ise böbreğin sağlam dokusunu olabildiğince korumayı amaçlayan, hastanın daha hızlı iyileşmesine olanak tanıyan minimal invaziv cerrahi yöntemler hedeflenir.
Kadınlarda Alt Üriner Sistem Şikayetlerinde Hangi Doktora Gidilir: Üroloji mi Jinekoloji mi?
Kadınlarda idrar yolu veya pelvik tabanla ilgili şikayetler, bölgenin anatomik yapısı gereği sıklıkla kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarına yönlendirilir. Jinekoloji; rahim, yumurtalıklar ve vajinanın enfeksiyon veya hormonal süreçlerine odaklanır. Ancak idrar torbası, idrar kanalı ve pelvik taban kaslarının işlevsel bozuklukları, ürolojinin ve özel olarak ürojinekolojinin konusudur.
Aşağıdaki belirtiler yaşandığında üroloji bölümüne başvurulması önerilir:
- Stres tipi idrar kaçırma
- Aşırı aktif mesane
- Mesane sarkması
- Ağrılı mesane sendromu
Bu sorunların kaynağını bulmak için mesane kapasitesini ölçen testler kullanılır. Öksürürken veya efor sarf ederken yaşanan idrar kaçırmalarında, idrar kanalına destek sağlamayı amaçlayan özel askı ameliyatları ön plana çıkar. Ağrılı mesane durumunda ise kamera eşliğinde mesane içi incelenerek rahatlatıcı ilaç uygulamaları yapılabilir ve hastanın şikayetlerinin hafifletilmesi sağlanabilir.
Çocukluk Çağı Genitoüriner Hastalıklarında Hangi Bölüme Gidilir: Çocuk Cerrahisi mi Çocuk Ürolojisi mi?
Çocuklarda rastlanan boşaltım sistemi hastalıkları, yetişkinlerden oldukça farklıdır. Çocukların süregelen gelişmekte olan yapıları, narin dokuları ve mikrocerrahi gereksinimleri nedeniyle, bu yaş grubunun doğrudan çocuk ürolojisi alanına yönlendirilmesi daha uygun olur.
Çocuk ürolojisinin en sık karşılaştığı ve takip ettiği durumlar şunlardır:
- İnmemiş testis
- Hipospadias
- Vezikoüreteral reflü
- Gece idrar kaçırma
Hipospadias durumunda, çocuğun çocuk ürolojisi tarafından değerlendirilmeden sünnet edilmemesi önemlidir. Sünnet derisi, idrar kanalının onarımında ihtiyaç duyulan son derece değerli bir dokudur. İnmemiş testis olgularında ise testisin uzun süre yukarıda, vücut ısısında kalması ilerleyen yıllarda üreme sağlığını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle genellikle bir yaşına kadar testisin cerrahi olarak torbaya indirilmesi planlanır.
Varikosel ve Erkek İnfertilitesinde Hangi Doktora Gidilir: Üroloji mi Genel Cerrahi mi?
Erkeklerde kısırlık ve damarsal sorunlar için genel cerrahiye değil ürolojinin alt dalı olan androlojiye başvurulmalıdır. Erkek kısırlığının düzeltilebilir nedenleri arasında ilk sıralarda varikosel yer alır. Varikosel, testis etrafındaki toplardamarların genişlemesi durumudur. Bu damar genişlemesi testislerde ısı artışı yaparak sperm üretimini ve kalitesini doğrudan etkileyebilir.
Varikosel şüphesinde değerlendirme için şu yöntemler kullanılır:
- Detaylı fizik muayene
- Semen analizi
- Renkli Doppler ultrasonografi
Tedavide en yaygın kabul gören yöntem androloji deneyimi olan hekimlerce yapılan mikrocerrahi varikoselektomi ameliyatıdır. İşlem esnasında mikroskop kullanılması, testisi besleyen atardamarların ve lenf kanallarının daha iyi görünmesini sağlayarak güvenle korunmalarına yardımcı olur. Menisinde hücre bulunmayan azospermi hastalarında ise, mikroskop altında taranarak canlı hücre aranan Mikro-TESE işlemi rahatlıkla uygulanabilir.
Erkeklerde Hormonal ve Cinsel Bozukluklarda Hangi Bölüme Gidilir: Üroloji mi Endokrinoloji mi?
Sertleşme sorunu, erken boşalma veya geç başlangıçlı erkeklik hormonu yetmezliği gibi durumlar hormonlarla ilişkili görünse de pelvik anatomi ve damar yapısıyla doğrudan bağlantılı oldukları için ilk adımda androloji ve üroloji uzmanlarına gidilir.
Hormon yetersizliği şüphesinde hekimler, vücut ritmine uygun olarak sabah erken saatlerde kan testleri ister. Tedavi planlanırken hastanın genel kalp sağlığı ve özellikle prostatın yapısı mutlaka göz önünde bulundurulur.
Cinsel işlev sorunlarının değerlendirilmesinde sıklıkla kullanılan yöntemler şunlardır:
- Kapsamlı kan testleri
- Penil Doppler ultrasonografi
- Fiziksel değerlendirmeler
Tedavi aşamasında sadece ağızdan alınan ilaçların yanı sıra hastalara farklı seçenekler de sunulur. Penis dokusuna uygulanan şok dalga tedavisi, özel enjeksiyonlar veya diğer medikal tedavilerin yeterli olmadığı hallerde penil protez gibi kalıcı cerrahi seçenekler hastalarla detaylıca değerlendirilir.
Üretra Darlıklarında Hangi Doktora Gidilir: Üroloji mi Başka Branş mı?
Çeşitli fiziksel travmalar, geçmişte yaşanan şiddetli enfeksiyonlar veya önceki tıbbi işlemler nedeniyle idrar kanalında (üretra) daralmalar oluşabilir. İdrar akımında belirgin yavaşlama, çatallı işeme veya mesaneyi tam boşaltamama hissi gibi belirtiler gösteren bu rahatsızlıklar, doğrudan rekonstrüktif üroloji alanına yönlendirilmelidir.
Hekimler teşhis aşamasında hastanın durumunu değerlendirmek için çeşitli görüntüleme tetkiklerine başvurur:
- Üroflowmetri testi
- İlaçlı kanal filmleri
- Sistoskopik inceleme
Tedavi süreci genellikle darlığın uzunluğuna ve bulunduğu bölgeye göre planlanır. Kısa darlıklarda çoğunlukla kapalı yöntemlerle kanalı genişletme işlemi uygulanır. Ancak darlığın sık tekrarladığı durumlarda üretroplasti adı verilen açık ameliyatlar gündeme gelebilir. Bu onarım cerrahilerinde, hastanın kendi ağız içi mukozasından alınan yamalar kullanılarak idrar kanalının sağlıklı bir yapıya kavuşturulması hedeflenir.
Ürolojik Kanser Şüphelerinde Hangi Bölüme Gidilir: Onkoloji mi Üroloji mi?
Prostat, mesane veya testis gibi organlardaki tümörlerin teşhisi ve operasyonları üroonkoloji alanının konusudur. Tıbbi onkoloji daha çok ilaçlı tedavi süreçlerini takip ederken, tümörlü dokunun operasyonla bedenden alınması üroloji cerrahlarınca yapılır.
Prostat şüphelerinde güncel kan testleri ve yüksek çözünürlüklü görüntüleme yöntemlerinden faydalanılır. Gerekli durumlarda akıllı biyopsi yöntemleri ile hedeflenen parçalar alınarak patolojiye gönderilir. Cerrahi gerektiğinde robotik veya laparoskopik yöntemler tercih edilebilir; bu sayede idrar tutmayı sağlayan sinirlerin hasar görmeden korunması amaçlanır. Mesane hastalıklarında kapalı yöntemlerle mesane içine girilerek sorunlu dokular temizlenmeye çalışılır. Böbrek kitlelerinde ise günümüzde böbreğin tamamını almak yerine, olabildiğince sadece tümörlü kısmın çıkarıldığı organ koruyucu cerrahiler uygulanmaya gayret edilir.
Hangi Şikayet ve Belirtilerde Doğrudan Üroloji Bölümüne Gidilir?
Bazı belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden ürolojiye başvurmak tedavi açısından büyük önem taşır. Bu sayede olası komplikasyonların önüne geçilmesi ve hastanın yaşam kalitesinin hızlıca yükseltilmesi amaçlanır.
Vakit kaybetmeden hemen ürolojiye başvurulması gereken durumlar şunlardır:
- Ağrısız idrar kanaması
- Şiddetli yan ve böbrek ağrısı
- Gece sık idrara çıkma
- İdrar yaparken aşırı zorlanma
- Testiste ağrısız sertlik
Özellikle yaşla birlikte sık görülen iyi huylu prostat büyümesi gibi durumlarda, ilaç tedavisi yeterli olmadığında veya hasta fayda görmediğinde farklı cerrahi seçenekler gündeme gelir. HoLEP gibi yenilikçi kapalı cerrahi yöntemlerle, prostatın büyüyen iç kısmı lazer kullanılarak kapsülden ayrılır ve mesane içinde ufaltılarak dışarı alınır. Bu yöntem oldukça büyük prostatlarda bile uygulanabilir. İşlem sonrasında pelvik taban kasları yeni anatomiye alışma sürecindeyken, hastaların bir kısmında geçici idrar kaçırmaları yaşanabilir ancak bu durum genellikle zamanla düzelir. Doğru belirti analizi tedavideki başarıyı artırır.
Sıkça sorulan sorular
Üroloji; böbrek, üreter, mesane, idrar yolu ve erkek üreme sistemi hastalıklarının tanı ve tedavisiyle ilgilenir. İdrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, kanama, böbrek ağrısı veya cinsel işlev sorunlarında değerlendirme önerilir.
İdrar yolu enfeksiyonlarında şikâyetler, idrar tahlili ve gerektiğinde kültür sonuçları değerlendirilir. Tedavi enfeksiyonun nedenine göre planlanır ve tekrarlayan vakalarda altta yatan yapısal veya fonksiyonel sorunlar araştırılır.
Böbrek taşı tanısında ultrasonografi, tomografi ve laboratuvar testlerinden yararlanılır. Küçük taşlar kendiliğinden düşebilirken, büyük taşlar veya tıkanıklık oluşturan durumlarda cerrahi ya da girişimsel tedavi gerekebilir.
Prostat hastalıklarında muayene, PSA testi, görüntüleme ve gerektiğinde biyopsi birlikte değerlendirilir. Bu yöntemler iyi huylu prostat büyümesi ile prostat kanserinin ayrımında önemli bilgiler sağlayarak uygun tedavi planını belirler.
Üroloji yalnızca erkek hastalara hizmet vermez. Kadınlarda idrar kaçırma, aşırı aktif mesane, tekrarlayan enfeksiyonlar ve mesane fonksiyon bozuklukları da değerlendirilir ve hastaya uygun tedavi seçenekleri planlanır.
Erkek kısırlığında semen analizi, hormon testleri, fizik muayene ve görüntüleme yöntemleri kullanılabilir. Elde edilen bulgular doğrultusunda ilaç tedavisi, cerrahi girişimler veya yardımcı üreme teknikleri planlanabilir.
Sertleşme sorununun değerlendirilmesinde damar yapısı, hormonal denge, kronik hastalıklar ve psikolojik etkenler birlikte incelenir. Nedene göre yaşam tarzı değişiklikleri, ilaç tedavisi veya ileri tedavi yöntemleri uygulanabilir.
Çocuk ürolojisi; doğumsal idrar yolu anomalileri, inmemiş testis, sünnet gereksinimi, idrar kaçırma ve tekrarlayan enfeksiyonlar gibi birçok hastalığın tanı, tedavi ve düzenli takip süreçlerini kapsar.
İlk değerlendirmede hastanın şikâyetleri dinlenir, fizik muayene yapılır ve gerekli görülürse idrar tahlili, kan testleri, ultrasonografi veya ileri görüntüleme yöntemleri istenir. Tanı bu bulgular birlikte değerlendirilerek konulur.
Yeterli su tüketmek, sigaradan uzak durmak, düzenli egzersiz yapmak, hijyen kurallarına dikkat etmek ve idrar şikâyetlerini geciktirmeden değerlendirmek birçok ürolojik hastalığın erken tanısı ve korunmasında önemli katkı sağlar.

1979 Ankara doğumlu Prof. Dr. Berkan Reşorlu, tıp eğitimini 1997-2003 yılları arasında Ankara Üniversitesi’nde, üroloji uzmanlığını ise 2003-2008 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlamıştır. Akademik olarak 2013 yılında doçent, 2022 yılında profesör ünvanı almıştır.
Endoskopik taş cerrahisi alanında geniş serili çalışmalara imza atmış, 1 yaş altı çocuklarda uygulanan cerrahileri literatüre kazandırmış, taş skorlama sistemi ve deneysel cerrahi modelleriyle uluslararası alanda kabul görmüştür.
